Kategori arşivi: KADINLARIN ÖZEL HALLERI

Kürtajla İlgili Hadisler

 



Kürtajla İlgili Hadisler
İbn-i Me’sud (ra) Peygamber (sav) Efendimize soruyor:
– “Hangi günah daha büyüktür? Allah Rasülü cevap veriyor
– Seni yarattığı halde Allah’a denk, ortak ve benzer koşman
– Ondan sonra?
– Seninle beraber oturup (hazırlanan yemekleri) yer korkusuyla çocuğunu öldürmen
– Ondan sonra?
– Komşunun karısıyla zina etmen” (Buhari Müslim) 

Rasülüllahın (sav) Kadınlarla Çocuklarını Öldürmemeleri İçin Yaptığı Anlaşma
Hz Peygamber (sav) yeni müslüman olan kadınlarla bey’at eder, onlardan söz alırdı Bu kadınların uymaya söz verdikleri hususlardan biri de “evlatlarını öldürmemeleri” mealindeki ayetin tefsirinde, İbni Kesir, çocuk düşürmenin de evlat öldürmeye dahil olduğunu kaydeder (Kur’an-ı Kerim, el-Mümtehine:12)
Kadınlardan Habil kızı Azze şöyle der:
“Rasulüllah (sav) ile yaptığım antlaşmada o, bana: “Gizli ve açık bir şekilde çocuğunu öldürmeyeceksin” diye şart koştu Açık olan çocuk düşürmenin ne demek olduğunu bilirim (Cahiliyet çağında olduğu gibi) Gizlice çocuk öldürmeye gelince ben onu Rasulüllaha sormadım O da kendiliğinden söylemedi Öyle kanaat getirdim ki o, çocuk düşürmektir Allah’a yemin ederim ki hayatım boyunca asla çocuk düşürmeyeceğim!

 

 

Hâmile ve emziren kadın hakkinda Rivayet edilen Hadis


Hâmile ve emziren kadın:
Allâh Resûlü (s.a.s.) şöyle buyurur: (Allâh -Tebâreke ve Teâla- yolcudan namazın yarısını, hâmile ve emziren kadından da orucu kaldırmıştır )
Hâmile ve emziren kadın oruç tuttuğunda kendi veya çocuğu hakkında endişe ederse orucunu bozar ve bozduğu her güne karşılık bir fakiri doyurur.
İbn Umer (r.a.) bebeği hakkında korkan kadından sorulur. O da; «Orucunu bozar ve her gün için bir fakir doyurur.. . » der..
(Sizden ramazan ayını idrâk edenler onda oruç tutsun.) âyetinin tefsiri hakkında İbn Abbâs şöyle der: «Hâmile ve emziren kadın korkar ise, oruçlarını bozar ve her gün için bir fakir doyururla r.»
Başka bir rivâyette İbn Umer şöyle der: (Hâmile ve emziren kadın iftar eder, kazâ etmez.)

HAYIZ VE NIFAS

Ve dahi mesele-i hayzın (hayız meselesinin) ekalli (en azı) üç gündür, ekseri (en çoğu) on gündür. Nifasın (lohusalığın) ekalline had yoktur; ne vakit kesilir ise gusül edip namaz kılana kılmak gerek ve oruç tutmak gerek. Ekseri kırk gündür. Eğer kan üç günden eksik de kesilse hayız sanıp namazın(ı) kılmadı ise kaza ede, gusül lazım değildir. Ve eğer üç (gün) tamam oldukta kesilse gusül edip vakit namazın(ı) kıla. On gün tamam oldukta kesilse de ve kesilmese de gusül edip namazın(ı) kıla.

Nifasın kırk günü tamam olunca kıla. Gusül ettikde kesilse de kesilmese de hayız ve nifas günlerinde her ne türlü kan gelirse safî kan hükmündedir, -san olsun, bulanık olsun-. Hayzın on günü içinde (ve)ya nifasın kırk günü içinde bir iki gün kan gelmese, kesildi sanıp, gusül edip oruç tutsa, sonra geri müddet içinde kan gelse ol orucu kaza etmek gerektir, kesildikte geri (yine) gusül etmek gerek. Eğer adetinden evvel kesilse lakin üç günden sonra olsa gusül edip namazın(ı) kıla, lakin eri ile cima etmeye. Adeti geçmeyince nifas dahi böyledir. Eğer adetinden ziyadede kesilse lakin on günde ya dahi eksikte kesilse hep hayızdır. Eğer on gün tamam oldukta kesilmeyip aksa, adetinden ilerisi hayız olmaz lakin ol günlerin namazların(ı) kaza ede. Nifasın kırkı dahi hayzın onu gibidir.

Ramazanda sabah yeri ağardıktan sonra hayız ve nifas kesilse ol günü yemeye ve içmeye, imsak ede lakin oruç olmaz, kazası lazımdır. Ve eğer irte (tan) yeri ağardıktan sonra kan gelse ol günü yiye ve içe. Eğer ikindiden sonra görürse de ve bilcümle bir avret kan görse namazdan ve oruçtan vaz gele. Ve eğer üç gün olmadan kesilse, namazın âhır (son) vaktine dek sabr ede, vaktinde geri kan görse namaz kılmaya ve eğer gelmez ise abdest ala, namazın(ı) kıla, eğer geri kan gelse yine namazdan vaz geçe. Eğerçi kesilse yine namazın âhır vaktine dek eğleye, gelmez ise abdest ala, namazın(ı) kıla. Üç güne dek böyle eyleye; gusül lazım değildir, yalnız abdest kifayet eder. Üç günden sonra kesilse geri namazın âhır (son) vaktine dek eğlene, gelmez ise gusül ede namazın(ı) kıla, gelir ise namazdan vaz geçe. Kıyas üzere on güne varınca ondan sonra gusül ede, namazın(ı) kıla, kan akarsa da. Nifas da böyledir. Lakin her kesildikçe gusül lazımdır, bir günde kesilir ise de. Eğer irte yeri ağarmadan kesilse niyet edip orucun(u) tuta, eğer kuşluğun (ve)ya ikindiden sonra geri kan gelse ol oruç olmaz, ol gün(ü) yine sonra kaza ede.

Eğer düşük düşerse parmağı ya saçı ya ağızı ya burnu belli olsa bütün oğlan doğurmuş gibi olur. Eğer hiç bir yeri belli değilse nifas olmaz lakin üç gün (ve)ya dahi ziyade akarsa hayız olur. Eğer hayızdan eksileli on beş gün (ve)ya dahi ziyade olup da düşürdü ise eğer üç günden eksik de kesilse (ve)ya hayız kesileli on beş gün olmamış olsa hayız değildir, burun kanı gibidir; namazın(ı) kıla ve orucun(u) tuta, eriyle yata, gusül lazım değildir. Mesele: Vakti içinde namaz kılmazdan evvel hatun hayzını görse ol vakit namazı kaza etmek lazım değildir, -Hulasâtü’l-Fetâva’da Kitab-ı hayzın fasl-ı sânisinde mezkûrdur

%d blogcu bunu beğendi: